Osmanlı Devleti dünya üzerinde 600 yıl hüküm sürmüş koca bir çınardır. Devleti büyüten padişahlar gibi devletin kurucusu sayılabilecek padişahlar da unutulmamalıdır. Osman Gazi’nin oğlu Orhan Gazi bir beyliği devlet yapan büyük bir padişahtır. Osmanlı Devleti’ni kuruluşunun mihenk taşlarından biri olan bu padişahımızın hayatını ele alacağız.

Orhan Gazi’nin Hayatı

Orhan Bey Osmanlı Devleti’nin devlet oluşunu sağlayan, birçok yenilik yapan, yeni kurulan bir devlet için yapılması gereken her şeyi yapan bir padişahtır. Babası Osmanlı Devleti’ne adını veren Osman Bey’dir. Annesi Osman Bey’in ilk eşi olan Mala Hatun’dur. Osmanlı Devleti’nin 2. padişahıdır. Tahta yaşlı bir şekilde geçtiği için kendisine -İhtiyareddin- yani yaşlı unvanı verilmiştir. Osmanlı Kütüphanesi Yıldırım Beyazıt döneminde yakıldığı için bazı bilgiler kaynaklarda farklı olarak verilse de padişahın uzun boylu, mavi gözlü ve iri yapılı olduğu rivayet edilir. Birden fazla oğlu olan Orhan Gazi’nin oğullarından 1. Murat kendisinden sonra tahta geçmiştir.

Orhan Bey Anadolu ve Rumeli’de fetihler yapmış bir padişahtır. Osmanlı Devleti’ne Rumeli’de toprak kazandıran ilk padişah Orhan Gazi’dir. Bunun yanı sıra Bursa’nın fethini tamamlayarak Bursa’yı Osmanlının başkenti yapmış Osmanlı Devleti’nin medeniyet çizgisine ilk kalemi vurmuştur. Padişahımız 26 yıl gibi uzun bir süre tahtta kalmıştır. Orhan Bey aynı zamanda uzun da bir ömür yaşamış, rivayet edilene göre 80 ya da 81 yaşında vefat etmiştir.

Orhan Gazi’nin Tahta Çıkışı

Orhan Gazi’nin tahta çıkışı hakkında Bizans ve Osmanlı kaynaklı belgeler vardır. Baz alınan kaynaklara göre Osman Bey’in ölümü üzerine toy toplantısı yapılmıştır. Toylar Osmanlı töresinde yer alan ve ilk Türklerden beri önde gelen kişilerin toplanıp karar verdiği yerdir. Toy kelimesinin günümüzdeki karşılığı kurultaydır. Toyda Orhan Bey kardeşi Alaaddin’i beylik önerir ve beylik hakkının onda olduğunu söyler. Bununla birlikte Alaaddin de Orhan Bey’in başarılı ve tahta yakışacak olan isim olduğunu söyler. Sonrasında toy kararıyla Orhan Bey tahta geçer. Osmanlı kaynaklarında Orhan Gazi’nin tahta çıkış öyküsü bu şekilde zikredilir. Bizans kaynakları ise Orhan Bey’in, babasının ölümünden sonra savaşarak tahtı elde ettiğini söyler. Biz ilk kaynakta yer alan bilgiyi kabul ediyoruz ve Orhan Bey’in bu şekilde tahta çıktığını varsayıyoruz. Orhan Bey, halk arasında ve askerler arasında sevilen bir Bey olduğu için tahta çıkışında askerlerin de desteği olduğu biliniyor.

Orhan Gazi ve Anadolu Fetihleri

Osmanlı Beyliği kuruluş yeri olarak Bizans sınırında olduğu için akınlarını Bizans’a doğru yapmış ve Bizans sınırında bulunan Anadolu şehirlerini fethetmiştir. Bu fetihlere geçmeden önce şu bilgiyi sizlerle paylaşalım. Orhan Bey beyliğin başına geçtiğinde Anadolu hala Moğol baskısı altında olduğu için Orhan Bey de Moğollara vergi ödemiştir. Bununla birlikte tahta geçen Orhan Bey’in Anadolu’daki fetihlerinden bir tanesi de Mudanya’dır. Orhan Bey Mudanya’yı fethederek Osmanlı sınırlarını Marmara’ya kadar uzatmıştır. Beylerini de uçlara göndererek fetih hareketlerini daha da hızlandırmıştır. Osman Bey’in bir büyük hayali vardı. Bu hayal Bursa’yı fethetmekti. Osman Bey yıllarca Bursa’yı fethetmek için girişimlerde bulunmuş, ancak ömrü buna yetmemiştir. Bununla birlikte Bursa gibi hem ticareti hem de kültürü gelişmiş bir şehrin fethi Orhan Bey’e kısmet olmuştur. Bu fetih Orhan Bey’in ve Osmanlı Beyliği’nin ilk büyük fethi olarak tarihe geçmiştir. Orhan Bey’in Bizans üzerine seferleri Gebze’ye, yani Kocaeli’ye doğru devam etmiştir. Buralarda da kaleleri fetheden Orhan Bey sultanlığı boyunca asla dur durak bilmemiştir. Bizans ile yapılan ilk savaş da Orhan Bey zamanında olmuş ve Maltepe Savaşı yapılmıştır. Osmanlı ve Bizans arasında yapılan bu savaşı kazanan Osmanlı Devleti olmuştur. Bu savaştan sonra Bizans Orhan Bey’in kudretini fark etmiştir.

Orhan Bey’in Anadolu’da yaptığı bir büyük kale fethi de İznik olmuştur. İznik Orhan Bey tarafından fethedilmiş, Osmanlı’nın kültür şehirlerinden biri olmuştur. Orhan Bey’in Bizans’tan aldığı bir diğer kale de İzmit olarak tarih kayıtlarına geçmiştir. Bizans’tan aldığı topraklardan sonra Anadolu’da bulunan Türkmen Beylikleri üzerinde de topraklarını genişletmeye çalışan Orhan Bey Karesi Beyliği’ni alarak ilk deniz gücünü ve Rumeli’ye geçişin anahtarını ele almıştır. Bununla birlikte bu donanma Osmanlı devletinin ilk deniz donanmasıdır. Ankara’nın fethiyle Ahilerin Osmanlı egemenliği altına girmesi Osmanlı’da ticaret ve eğitimin gelişmesine yardımcı olmuştur.

Orhan Bey’in Rumeli’ye Geçiş Süreci

Orhan Bey döneminde Osmanlı Devleti Anadolu’ya geçişe başlamıştır. Orhan Bey Anadolu’ya nasıl geçmiştir? O dönem Bizans’ta bir taht savaşı başlamış durumdaydı. Bizans taht veliahtlarından Kantakuzen Orhan Bey’den yardım istedi. Tahta geçmesi halinde Çimpe Kalesi’ni Osmanlı Devleti’ne vereceğine dair söz verdi. Orhan Bey Kantakuzen’e yardım etti ve neticede Çimpe Kalesi Osmanlı Devleti’ne hediye edildi. Çimpe Kalesi bundan sonraki Rumeli fetihlerinde üs olarak kullanıldı. Aynı zamanda Karesi Beyliği’ni egemenliği altına alan Osmanlı Devleti bu donanma sayesinde Rumeli’ye geçişi hızlandırmıştır. Gelibolu fethedilince Çimpe Kalesi’nden sonra Osmanlının stratejik bir noktası olmuştur. Bunun yanı sıra Tekirdağ da Orhan Gazi zamanında fethedilen topraklar arasındadır ve Osmanlı’nın Rumeli’deki ilk topraklarındandır. Orhan Bey’in Rumeli’deki bu başarılarını oğlu Murat devam ettirmiş ve Rumeli topraklarında çığır açmıştır. Her gelen devletin sahip olduğu alanı büyütse de Kanuni’ye kadar uzanan bu büyümenin baş aktörü Orhan Gazi’dir.

çimpe kalesi
Çimpe Kalesi

Orhan Bey Dönemi Yenilikleri

Her padişah yeni fetihler ve gelişmelerle ön plana çıksa da hiçbiri Orhan Bey kadar dikkat çekici olmamıştır. Orhan Bey’in beyliğinin devletin kuruluş aşamasında olması da bunun bir nedenidir. Orhan Bey yönetim alanında birçok yenilik yapmış, adeta beyliği bir devlete çevrilmiştir. Bunun ilk adımı yapılan vezir tayinidir. Yine Orhan Bey zamanında bir divan kurulmuş ve kanunlar yapılmıştır. Bu da devletin örgütlenme sürecini başlatmıştır. Bu dönemde sancaklar oluşturulmuş, sancaklara kadı tayini yapılmıştır. Devlet haline gelen beylikte büyümeden kaynaklı bu yenilikler yönetime bağlıdır. Bu dönemdeki askeri gelişmelerin en önemlisi düzenli bir ordu kurulmuş olmasıdır. Osmanlı Devleti’nin bu ilk düzenli ordusuna Yaya ve Müsellem adı verilmiştir. Osmanlı’nın ticaret alanında yaptığı ilk düzenlemeler vergi ve akçe alanında değil, ticaret kanunları hakkında olmuştur. Bu dönemde eğitim alanında da birçok yenilik yapılmıştır. Yapılan yenilikler neticesinde Osmanlı Devleti’nin ilk medresesi İznik Medresesi olmuştur. İznik’teki bu medrese sayesinde ilk bilginler yetişmiştir.

Orhan Gazi son zamanlarında çok yaşlandığı için tahtı oğlu Murat Han’a bırakmış, Bursa’ya gidip orada inzivaya çekilmiştir. Son derece ılımlı ve sakin bir kişi olduğu rivayet edilen Orhan Gazi’nin halkla içli dışlı olduğu, onların dertleriyle ilgilenmeye gayret ettiği ifade edilir.