Şu anda ATV ekranlarında yayınlanan Kuruluş Osman dizisine hemen hepiniz denk gelmişsinizdir. Osman Gazi’nin hayatını konu edinen bu dizi gündemden düşmüyor. Osman Gazi kimdir? Dizide anlatılan Osman Gazi ile Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi aynı mı? Tüm bu soruların cevabını sizlere vermeye çalışacağız.

osman gazi kimdir

Osman Gazi’nin Hayatı

Kayı Boyu’nun beyi olan Ertuğrul Gazi’nin ölümünden sonra onun yerine geçen Osman Gazi, Osmanlı Beyliği’nin kurucusudur. Osman Bey tahta çıkarken amcası Dündar Bey de hayattaydı. Dündar Bey boyun başına geçmek istiyordu. Bu durumdan ötürü bazı sorunlar ortaya çıktı. Dündar Bey, Osmanlı Beyliği’nden vazgeçerek bazı Bizans tekfurlarıyla iş yaptı. Bu durum Kayı’ların ileri gelenleri tarafından öğrenilince Dündar Bey öldürüldü.

Osman Gazi 1258 yılında Söğüt’te doğdu. Sağlam bir aile terbiyesi aldı. Zamanının önde gelen din adamlarından ders alarak bazı ilimleri öğrendi. Önce Kayı Boyu’nun ileri gelenlerinden Ömer Bey’in kızı Mala Hatun ile evlendi. Mala Hatun’dan Orhan Gazi dünyaya geldi. Sonra da Ahi şeyhlerinden biri olan Şeyh Edebali’nin kızı Bala Hatun ile karşılaştı. Bala Hatun’u görüp sevdi. Şeyh Edebali’den kızını istedi. Fakat Şeyh Edebali kızını Osman Bey’e vermeye hiç yanaşmadı. Çünkü Şeyh Edebali, kızını kendi gibi bir din alimine vermek istiyordu.

Osman Gazi’nin Şeyh Edebali’ye karşı sonsuz bir hürmeti vardı. Sık sık Şeyh Edebali’nin yanına giderdi. Yine böyle bir günde, şeyhlerle, dervişlerle sohbet ettikten sonra gece yarısına yakın bir zamanda geceyi geçireceği odaya gitti.  Uyuyacağı esnada karşısındaki duvarda asılı olan Kuran-ı Kerim’i gördü. Daha sonra yataktan kalkarak sabaha kadar hürmet duruşunda kaldı. Şeyh Edebali Osman Gazi’yi uyandırmak için odasına gidince yatağın bozulmamış olduğunu gördü. Osman Gazi’ye neden uyumadığını sordu. Osman Gazi de duvarda asılı olan Kuran-ı Kerim’i göstererek;

“Allah’ın kelamının karşısında nasıl ayaklarımı uzatıp da yatarım. Olmaz.” dedi.

Bu durum Şeyh Edebali’yi çok etkiledi.

Osman Gazi’nin Rüyası

Osman Gazi, bir gece uyurken rüya gördü. Sabahı iple çekti. Sabah olur olmaz hemen Şeyh Edebali’ye koşarak rüyasını anlattı.

“Saygı değer şeyhim. Rüyama girdiniz. Sizin göğsünüzden bir ay yükseldi. Yükseldi… Yükseldi… Sonra geldi benim koynuma girdi. Daha sonra göbeğimden bir ağaç büyüdü. O kadar büyüdü ki, yeşillendi, dallandı budaklandı. Dalların gölgesi bütün dünyayı sardı. Rüyam ne anlama gelir?’’, dedi.

Şeyh durup düşündükten sonra;

“Müjdeler olsun! Rüyan gerçek olacak ve sen büyük bir devletin temellerini atacaksın. Bu rüyada kızımı sana vermemde de işaretler var.”, diyerek kızı Bala Hatun ile Osman Bey’i nikâhladı.

Osman Gazi’nin İlk Savaşı

Osman Gazi’nin Osmanlı tarihindeki ilk zaferi kayıtlara Ermeni Beli Çatışması olarak geçmiştir. Osman Gazi bu çatışmada kendisine tuzak kurmuş olan İnegöl Tekfuru Nikola’nın askerlerini yenilgiye uğratmayı başarmıştır. İnegöl yakınlarında yer alan Kulacahisar’ı fethetmiştir. Kulacahisar da Osmanlı Devleti zamanında fethedilen ilk yerdir.

Osman Gazi’nin üstün başarıları Bizans tekfurlarını telaşa düşürdü. Osman Bey’i Yarhisar tekfurunun düğününe davet ederek öldürmeyi planladılar. Osman Bey’in eski dostu olan Köse Mihal durumu gizlice Osman Gazi’ye bildirdi. Osman Gazi 40 askerini kadın kılığına sokarak düğüne götürdü. Düğüne girer girmez askerler hemen üzerlerindekileri çıkararak düşmanların üzerine atladılar. Savaşçılar bu esnada Yarhisar tekfuruyla evlenmek üzere hazırlanan Bilecik tekfurunun kızı Holofira’yı da esir aldılar. Osman Bey o dakikadan sonra Bilecik ve Yarhisar kalelerinin hâkimi oldu. Holofira da Orhan Bey ile nikahlanarak Nilüfer adını aldı.

Osman Bey’in Kişiliği

Osman Bey oldukça sakin karakterli bir padişahtı. Düşmanlarına bile sakin tavırlar sergiler ve iyi muamele ederdi. Adalet yolundan hiç ayrılmazdı. Bundan ötürü de düşmanları tarafından bile sevilen biriydi. Devletin malına hiçbir zaman el sürmeyen padişah, yalnızca kendisine ait olan sürülerin geliriyle geçimini sağlardı. Mütevazi bir hayat benimseyen Osman Gazi konaklarda değil herkesin oturduğu evlerde otururdu. Halkla iç içe yaşardı. Fakirler için de günün her saatinde evinde yemek pişirtir, onlara dağıtırdı.

Osman Bey’in Çoban, Pazarlu, Orhan, Hamid, Alaüddin, Savcı ve Melik adında yedi oğlu, Fatma adında da bir kızı vardı. Osman Bey’den sonra tahta oğullarından Orhan Bey geçti.

Osman Bey’in Ölümü

Dur durak bilmeyen Osman Bey, Yondhisar, Yenişehir, Koyunhisar ve Köprühisar gibi kaleleri fethetti. 1314 yılında Bursa’yı kuşatmışsa da Bursa’nın fethini görmeden hayata gözlerini yumdu. Bursa’nın fethi, Osman Bey’in oğlu Orhan Bey’e kaldı.

osman ga

Osman Gazi ölüm döşeğindeyken Orhan Gazi’ye:

“Oğlum, Orhan’ım, Bursa’yı mutlaka fethet, gülüzar eyle. Beni de Bursa da yer alan gümüşlü kümbet altına göm. Din uğruna savaşa devam et. Dostlarını ve komutanlarını mutlaka gözet. Bilginleri el üstünde tut. Herkese hakkından fazlasını verme. Adalet yolundan asla ayrılma. Ey oğul… Bu devleti, bu ümmeti sana, seni de Allah’a emanet ediyorum.”, dedi.

Osman Bey öldüğü zaman geriye sadece üç koyun sürüsü, bir sarık bezi, birkaç at, bir at zırhı, tuzluk, kaşıklık, bir çift çizme, birkaç adet sancak, ok, yay ve iki uçlu bir kılıç kaldı. Başka da hiçbir şeyi yoktu.

Türbesi Bursa’nın Tophane semtinde bulunmaktadır. 1854 yılında gerçekleşen depremde yıkılan türbe 1864’te Sultan Abdülaziz tarafından tekrar yaptırıldı.